Sıradan bir gün gibi geçen günlerin sonunda hep bir arbede yaşanırken bu sefer gün olağandışı bir tavır sergileyerek hiçbir etmen olmaksızın kendini karşısında bulunduğum masmavi denize ve ufukta batan güneşe bırakıyordu. İnanır mısınız bilmem ama hiç ses etmedim. Ben ses etmeyince günün yorgunluğunu üstünde biriktirmiş ufacık sevgi kırıntısına muhtaç bir kedi gibi bankta usulca yanıma kıvrıldı. Biraz başını okşadım. "Yoruldum." dedim. İşte ilk o zaman konuştu benimle. Bana "Ben de yoruldum. Ben de..." deyip duruyordu. Bir hayli yorulmuştu. Ya da yorulmayı eş bilmişti bu batan güneşe. Yavaşça yerinden doğruldu. Ayağa kalktı. O masmavi denizden süzülüp gitti. Tüm bedenime sirayet eden güneş ışığında kayboldu. Daha sonra günbegün var olmak üzere...
13 Ara 2021
11 Kas 2021
Kendi Dünyasında 1 Yaşında 🧚🏻♀️
Deli cesareti vardır bende. Bazıları "Yapsam mı?" veya "Yapmalı mıyım?" diye düşünürken ben çoktan yapmış sonuca göre de pişman olmuş veya sonuçtan memnun olmuş olurum.
Bugün, tam bir yıl önce sonunu kestiremeyip ve kendimce bir cesaret gösterip oluşturduğum bloğumun birinci yılı. Hayatımda kendim için yaptığım ve yaptığım için kendimle gurur duyduğum nadir şeylerden biri olan bu blog, benim hayatımın bir dönüm noktası oldu. Burada kendim yazarak veya sizin yazılarınızı okuyarak kendimi geliştirebilme imkanı buldum. Çok şanslıyım ki erken yaşta bunun bilincine sahip oldum.
Bir yıl önce bugün yazarak başladığım bir "Merhaba" yazısı ile bugün yazdığım "Kendi Dünyasında 1 Yaşında" yazısı, zamanın tek bir tanımdan ibaret olmadığını gösteriyor ve gözlerimin dolmasına neden oluyor. Kendimle gurur duyuyorum.
Bir yıldır burada olmama rağmen hiç yüzünü görmediğim, sesini duymadığım siz pek değerli okuyucularım iyi ki varsınız. Her biriniz benim için kıymetlisiniz. Başta Deeptone olmak üzere benim bu mecraya uyum sağlamamı kolaylaştıran herkese çok teşekkür ediyorum.
Nice yazılara...
Nice komşuluklara...
Ve tabii ki nice yıllara Kendi Dünyasında!
🧡
28 Haz 2021
Çerçevede Ali Kaptan
19 May 2021
Benim Adım Samsun
Herkese merhaba.
19 Mayıs ile ilgili yazdığım kompozisyon ile yarışmada birincilik ödülü kazandığım yazımı hem sizlerle paylaşmak hem de yaşadığım sevincime ortak olmanızı umuyorum.
16 Mayıs günü kompozisyonu yazmıştım, dün değerlendirme olmuş ve bugün de sonuçlar açıklandı komposizyonum birinciliğe layık görülmüş. Buna çok sevindim. Sizlerle de paylaşmak istedim.
********
BENİM ADIM SAMSUN
Benim adım Samsun. 1919 yılının Mayıs ayında, halkın korku
ve sefalet içerisinde işgal altında bulunduğu en çaresiz zamanında gözleri
mavi, saçları sarı, bakışları ufuk, sözleri gelecek olan bir adamın aklına
zaferi kazıdığı bir günde doğmuşum. Bir vapurda... Vapurun adı Bandırma.
Hava o gün puslu muydu, sisli miydi bilmem fakat bildiğim
bir şey varsa sonrasının hep güneşli olduğudur.
19 Mayıs 1919 tarihi Mustafa Kemal
Atatürk, Türk kurtuluş mücadelesini başlatmak ve Türk tarihinin seyrini
değiştirmek için Bandırma vapuru ile Samsun'a doğru yola çıkar. Atatürk bir
ordu müfettişi kılığında tüm Türk milletini kurtarmaya kararlıdır. Bilir ki Türk
milleti esaret ile yaşayamaz ve bunun üzerine bildirir “Ya İstiklal, Ya Ölüm!”.
İtilaf devletlerine karşı Türk Kurtuluş Savaşının başladığı bu gün, Türk’ün
zaferi ve bağımsızlığının simgesidir.
Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışı ve Kurtuluş Mücadelesini
başlatışı, Cumhuriyet'in ilanından sonra 1938 tarihine kadar ''Gazi Günü''
adıyla Samsun'da yerel olarak kutlanır.
Daha sonrasında ise Atatürk'ün Milli Mücadele'yi başlatmak
üzere 19 Mayıs 1919'da Samsun'a ayak basması, 20 Haziran 1938'de çıkarılan bir
kanunla milli bayram olarak kabul edilir. 19 Mayıs’ın ülkemizde milli bayram
olarak kutlanması bu şekilde gerçekleşmiştir. Milli bayramımız olan bu günün
Mustafa Kemal Atatürk tarafından Türk gençliğine armağan edilmesinin nedeni ise
Atatürk'ün
Millî Mücadele zamanında Türk milletini ileri götürecek olanların ve köhnemiş
fikirlere karşı gelecek olanların genç fikirler olduğunu düşünmesidir. Bu
nedenle “gençlik” kavramı Atatürk için
ayrı bir önem taşımaktadır. Atatürk, gençlerden sık sık bahsederken fikirde
yeniliği ifade etmiştir. Türk'ün aydınlık yarınını “gelecek” dediği gençlerden
umarak gençlere olan güvenini hemen hemen her sözünde dile getirmiştir. Hem gençliğe
doğrudan seslenmiş hem de Türk gençliğinin izmihlale karşı koyarak istiklâlini
korumasını şu sözlerle bildirmiştir : “Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk
istiklâlini, Türk Cumhuriyet'ini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en
kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek,
dahili ve haricî bedhahların olacaktır.”
Benim adım
Samsun.
Ben o gün bir kere değil on dokuz kere daha doğdum. Bir vapurda... Vapurun adı Bandırma.
15 May 2021
Kelime Oyunu
Kelimeler: ABİS,FULAR,ŞİŞE,HAZNE,KABUK
Herkese merhaba beş kelimeyi kullanarak öykü, deneme, şiir ve benzeri yazılar yazma etkinliğimiz devam ediyor. Bu hafta kelime oyunu etkinliğimizin 24. haftasındayız. Bu haftanın kelimeleri benden. Umarım beğenmişsinizdir kelimeleri. İsteyen herkes katılsın.
"Seviyorum azizim." dedi. "Yeşil ile mavinin buluştuğu her yeri seviyorum..." sonra uzaklara daldı. Elinde de daha önce fark etmediğim bir yeşil şişe, dayanamayıp hemen sordum "Bu şişe de nedir?" sanki daha en başta bahsedecekti ama unutmuş gibi bir hali vardı. ''Kıyıda buldum. On yıl önce tam burada... Hala saklarım. Kimdendir, neredendir bilmem ama saklarım.'' duraksadım, kafam karışmıştı ''Nasıl bilmezsin? Nece yazıyor o mektupta?'' sorumun üzerine yıpranmış mantar tıpayı yavaşça çıkarmaya çalıştı daha öncesinde çok çıkarmamış olmalı ki çıkarmakta epeyce de zorlandı. ''Hiçbir şey yazmıyor. Yalnızca şekil var. Biri bir kabuk çizmiş...'' dedi. Sonra bana döndü hafifçe sırıtarak ''Söylesene azizim, yazar burada ne anlatmak istemiş?'' bir dirsek attım hafifçe ve dedim ''Haşa! Sen varken bize düşmez.'' biraz böyle oyalandıktan sonra aldım şişeyi elime,dolaştım pasifik kıyılarını. Yürüdükçe daha çok keşfetmeye başladım. Yerdeki kabuklar şişenin içindeki mektupta bulunan o şekle ne kadar da benziyordu öyle... Kıyıdan uzaklaşma fikri şahit olduğum durumla birlikte giderek aklıma daha yatkın bir fikir gibi geliyordu. İçimdeki sesi dinledim ve kıyıdan gittikçe uzaklaşmaya başladım. Yürüdüm,yürüdüm,yürüdüm... Bir sona doğru yaklaşmış gibi hissettikçe keşiflerimle birlikte daha çok şaşkınlığa uğruyordum. Önümde pek derin olmayan bir mağara vardı. Her ne kadar tereddüt etsem de içeri girdim. İçerisi oldukça karanlıktı. Bir küçük oyuntudan bulunduğum noktayı aydınlatan o küçük hazneden giren güneş ışığı hariç... Sanki bir adım gerisi bir abisti... Karanlığın güneş ışığına hiç erişemediği ve erişemeyeceği kesimleri...
Bir hışımla çıktım mağaradan. Boynumdaki fuları şişenin ağzına bağlayıp mantar tıpayı açtım içindeki mektubu,o şişeyi ve bir kabuğu alıp attım gücümün yettiği en uzak noktaya. Arkamdan bir ses geliyor ''Delirdin mi sen? Ne yapıyorsun?'' diye bağırıyordu.
Cevabım uzun sürmedi. Kendimi de onunla birlikte bir adım ileriye çektim.
Güneş ışığının karanlığa hiç erişemeyeceği kesimlere...
9 May 2021
Kelime Oyunu 23
Kelimeler: MAĞARA,SAKİN,GECE,KEMİK,TEN
Herkese merhaba bu hafta kelime oyunu etkinliğimizin 23. haftasındayız. Bu haftanın kelimeleri sevgili Sessiz Gemi'den geldi. Uzun zamandır kelime oyunu etkinliğimize katılmadığımı fark ettim ve hemen telafi etmek istedim. İsteyen herkes katılsın.
Sakin bir liman bulamamaktan yorgun düştüğüm çoğu gün gözümün önüne gelir
Üzülürüm
Bir mağara olur sokak lambaları
Kaldırımlar? ''Kaldırımlar içimde kıvrılan bir lisandır.'' der ya üstat işte aynen öyle
Bir gece yine aniden çıktım sokaklara
O semtin sokaklarında bulamadım kendimi
Yine kayboldum
Bu sefer kaybettim de
Bir tende can bulurcasına vazgeçtim
Soğuk kemiklerime kadar işledi
Ben bu şehrin sokaklarında kaybolmayalı çok olmuş
Umarım beğenmişsinizdir. Kısa bir yazı olmasını tercih ettim.
Sağlıcakla kalın 🌸
5 May 2021
Doğum Günüm 🧚🏻♀️
"Tuttun mu?"
"Tuttum... Füfff" 🎂
deneme
herkese merhaba! çok özledim buraları. anlatacak çok şey birikti! bu bir deneme yazısıdır. son yazımdan bu yana blogda maalesef teknik bi...



